Ölüm sizi her an yakalayabilir.
Kapı çalar... Sabahın erken saatlerinde Açarsınız Sütçünüzdür gelen Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır İçinizden "Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım" diye geçirirsiniz
Sana doğduğundan bu güne kadar hep bir gün öleceğin söylendi. Sen de nasıl olsa ölücem diye hep umursamaz yaşadın. Ne bulduysan tükettin, geceleri hoyrat ve uykusuz geçirdin. Gün geldi, hastalıklar ve ağrılar başladı. Bu seferde sanki ölüm sana çok uzakmış gibi tedavi olmaya uğraştın. Düzenli bir hayata alışmaya çalıştın, fakat o da olmadı. Neticede alışmışsın bir kere yanlış yaşamaya...
İstanbul'un Fatihi, Sultan Mehmet Han'ın ibretlik vasiyeti, Osmanlı Devleti'nin yardımlaşma adabını çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
1453 yilindan beri Osmanli egemenliginde bulunan Istanbul sehri, aradan 465 yil geçtikten sonra 1. Dünya Savasi sonunda Itilaf Devletleri tarafindan isgal edildi. Neredeyse bes sene boyunca emperyalist devletlerin isgali altinda yasayan sehrimiz, Büyük Sultanahmet Mitingi ile isgale karsi oldugunu tek vücut olarak gösterdi. Imzalanan Lozan Baris antlasmasi geregi 6 Ekim 1923 'te Itilaf Devletleri Istanbul'u terketti ve Türk ordusu sehre girmis oldu.
Dikkat ediyorum, yillar geçtikçe Ramazan’i anlamak ve layigi ile yasabilmek azaliyor. Bir zamanlar Ramazan’i yasamak vardi. O zamanlar anlayis vardi fakat bu da yanlis bir anlayisti. Kanto, Hacivat-Karagöz ve bilumum sahne oyunlari çerçevesinde islenirdi Ramazan. Ramazanin özü birçok sekilde öldürüldü. Ramazan arinmaktir. Vücudu ve ruhu arindirmak. Mesela; nefse hos gelen seylerle ruh arinir mi?
Sık sık ölümü düsünmeye çalisin, bunu düsüne düsüne kendinizi öyle bir duruma getirin ki, ölüm artik size korkunç tehlike gibi görünmesin, size bir dost, bu dertli yasamin zorluklari içinde iyilik etmek için çirpinan ruhunuzu kurtaran, ruhunuzu bir teselli ve armagan yerine kavusturan bir dost olarak görünsün. (Bezuhoy)
1919 Yili 15 Mayis'inda Izmir Limanini dolduran Yunan Donanmasinin içinden karaya ayak basmak için sabirsizlanan Yunan Efzun alayini yasli gözlerle izleyen Izmirliler, tarihin en karagününü yasiyordu. Mavi - Beyaz bayraklarla donatilmis Kordonboyu o sabah hiç de isildamiyordu.Rum kizlari eteklerini savurarak sarkilar söyleyip dans ederken ,Yunan Efzun Alayi karaya ayakbasti. Bando önde Baspapaz Hristamos önderligindeki Efzun Alayi arkada Kordon boyunda gövdegösterisine baslamisti. Hemen orada bir kiraathanede saçlari daginik esmer teni günesten iyiceyanmis bir genç kendi kendine söyleniyordu:
23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açildigi ve Türk halkinin egemenligini ilân ettigi tarihtir. Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasina karar vermistir. Bu tarihten 5 yil sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayrami çocuklara armagan etmistir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yilinda Çocuk Bayrami olarak da kutlanmaya baslanmistir.
Karsimizdaki bir Türk siperinde silâhin ucuna takilmis beyaz bir iç çamasiri yukari kaldirilarak sallandi. Her taraf sessizlige gömülmüstü. Her iki tarafin siperdekileri silahlari üzerine dogrulmus, dikkatle onu takip ediyordu. Siper ardindan iri yapili bir er yükseldi;Kesin tavirlarla yükselttigi çamasiri silâhi sipere atti. Kendine güvenen tavirlarla yavas yavas yaraliya dogru ilerliyordu. Karsi taraf ve çevresiyle ilgilenmiyor; herkes donup kalmis Türk askerini seyrediyordu.
eVasiyet.com 'un yapimcisindan yeni bir paylasim sitesi daha; Rüya Defteri! www.ruyadefteri.com adresinden ulasabileceginiz sitede üyeler gördükleri rüyalari yayinliyor, tabirlerini ögrenebiliyor ve rüyalarini dostlari ile paylasabiliyor. Ayrica size özel mesaj panosu, profil sayfasi ve profil resmi yükleme özellikleri de mevcut..
Asagidaki linke tiklayarak Facebook sayfamiza gidin, Become a Fan linkine tiklayarak hayranimiz olun, En son gelismelerden haberiniz olsun, Facebook'taki arkadaslarinizi davet edin, Onlarin da sizin için yazdigi bir vasiyeti olsun!
Diyebilirsiniz ki; daha çok gencim vasiyetimi yazmak için! Fakat hayat malesef sürprizlerle dolu, ne zaman ömrümüzün sona erecegini bilmiyoruz. Geride biraktigimiz sevenlerimize anlatmak istedigimiz ama anlatamadigimiz, söylemeye çekindigimiz düsüncelerimizi yazabilecegimiz tek yer vasiyetimizdir.
eVasiyet.com (c) 2007-2010 Fikir ve içerik olmak üzere tüm haklari saklidir. Sitede yayimlanan tüm yazilar sahibinin sorumlulugundadir.
- eVasiyet.com Gizlilik Sözlesmesi